Hepimiz ilişkiye başladığımızda büyük heyecanlar duyar, mutlu olmayı amaçlarız ya da öyle olduğunu zannederiz. Çünkü çoğumuz farkında değiliz ama ne yazık ki ilişkisini çıkmaza sokmak için elinden geleni yapan insanlar var — hem de farkında olmadan. En büyük sorun ise aşırı beklenti ve hükmetme isteği.
İlişkinin iki tarafı vardır. Çoğunu gözlemlerseniz, bir taraf muhakkak daha baskın; diğeri ise daha ılımlı, alttan alan bir taraftır. Normalde herkes bu ılımlı kişinin doğru davrandığını, ilişkisi için sessiz kalarak karşı tarafa anlayışlı davrandığını düşünür ve bu tarafa taraf olur.
Peki ya o kişi sadece “kendi olmaktan” kaçıyor ve gerçek anlamda karar vermeyerek, yön belirtmeyerek sorumluluklarını karşı tarafa bırakıyor olabilir mi? Kurban rolünü oynayarak, duygularını ifade etmeyerek “suçlanma” duygusundan uzak durmaya çalışıyor olabilir mi?
Gerçekte zaten suç yoktur; karar verip bunun sorumluluğunu almak vardır. Ama ne yazık ki birçoğumuz, sorumluluk almaktan ve yanlış karar vermekten öyle korkuyor ki topu tamamen bir başkasına bırakıyor. Sonra da bunu iyilik maskesinin altına saklayıp “Ben her şeyi ona bırakıyorum, o ne isterse onu yapıyorum ama yine de mutlu edemiyorum onu.” diyor.
E, minareyi çalan kılıfını da muhakkak hazırlar.
Elbette bunlar egosal benliklerimizin oyunu; kendini güvende tutmak adına verdiği kararları masum göstermek için uydurduğu yalanlardır.
Yalan diyorum, evet, hem de büyük bir yalan!
Amaç iyilik yapmak ya da karşı tarafı mutlu etmek falan değil; rol yapmak, kendinden kaçmak, yaşam sorumluluğunu ele almamaktır.
Bu şekilde diğer kişi de mutlu olamaz elbette, çünkü sürekli o sorumlu tutulur ilişkinin her adımından. Bundan daha büyük nasıl bir yük yüklersiniz insana?
Şu mesaj gider böyle bir durumda diğer kişiye:
“Ben her şeyi sana bırakıyorum, sen karar ver, ben uyarım.”
E dolayısıyla bütün sorumluluk sende.
Bir süre idare eder belki diğer taraf bu durumu; kahramanı oynar o da kendi bildiğiyle… Ama nereye kadar sürer?
Ben söyleyeyim: Çok kısa!
Hadi şöyle yapalım; neler yapmamamız gerektiğini bırakıp, nasıl davranırsak mutlu ve sağlıklı ilişkiler yaşarız ona odaklanalım.
Aynı zamanda kendimizi gerçekleştireceğimiz, her günü keyifle yaşayacağımız ilişkilerin altın püf noktaları:
-
Bireysel olarak kendinize zaman ayırın. Mutlaka bir hobiniz olsun ve onunla ilgilenin.
-
Gereken sorumluluğu alın; ne azını, ne fazlasını. Birinci sorumluluğunuz kendinizi mutlu etmektir. Bunun nasıl olacağını da en iyi siz bilirsiniz. Kimse sizi sizin kadar iyi tanıyamaz. Bu yüzden karşı tarafın sizi bir bilmece gibi çözmesini ve sizi mutlu edecek şeyleri yapmasını beklemeyi bırakın. Ya bunları siz yapın ya da açıkça söyleyin nelerin sizi daha mutlu kıldığını.
-
Birbirinizi kapsamayın. Evet, birlikte güzel vakit geçirin ama mutlaka ikinizin de kendinize ait ayrı zamanları olsun.
-
Konuşurken birbirinizi iyi dinleyin.
-
Tartışma anında kendinizi savunmaya almaya çabalamayın. Ortada bir savaş ve düşman safı yok. Bu sadece sorunu büyütür. Hangi konuda tartışıyorsanız ona odaklanın, iyi dinleyin, siz de duygularınızı öfkelenmeden ifade edin. En önemlisi, çözüm odaklı olun; sorunu büyütme taraflısı değil. Sonra siz pişman olursunuz.
-
Duygularınızı dile getirin. Sevginizi, kırgınlığınızı — hepsini güzel bir şekilde ifade edin.
-
Küçük şeyler için bile birbirinize sık sık teşekkür edin ve gülümseyin.
-
Karakter yapılarınıza dikkat edin. O, muhakkak birçok açıdan sizden farklı. Onu sizin gibi davranmaya ya da düşünmeye zorlamayın. Kendi yolunda ona yardımcı olun.
-
Beklentileri bir yana bırakın. Ondan ne bekliyorsanız siz yapın. Görün bakın, neler olacak!
-
Birbirinize destek olun. Ona sizin için özel olduğunu hissettirin ve morali bozuk olduğunu fark ettiğiniz anda onu mutlu etmeye çalışın. Sizi daima güvenli bir liman olarak görsün. Çünkü bir kişinin zor anında yanında olamazsanız, o da sizin onun iyi anında yanında olmanıza izin vermeyecektir.
-
Diğerinin yapması gereken işleri ve sorumlulukları almayın. Kadın, kadın gibi; erkek, erkek gibi yapması gerekenleri yapsın. Buna izin verin; gerekirse bunun için bedel ödesin ama sorumluluk almayı öğrensin. Bu uzun vadede size de, ona da iyi gelecektir.
-
Sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü ve empatiyi hayatınızdan eksik etmeyin.
-
Birlikte olduğunuz için her gün şükredin.
Mutlu ilişkiler yaşamak, bu maddeleri yerine getirdiğinizde çok kolay.
Lütfen hayatınızı zorlaştırmaktan vazgeçin.
Biricik ve çok özel varlıklar olarak hepimiz mutlu olmayı hak ediyoruz.
SEVGİ VE AŞK İLE. ❤️